Bir Üsküdarlı olarak sıklıkla önünden geçtiğim Özbekler Tekkesi hakkında bir yazı hazırlamak istedim. Özbekler Tekkesi, İstanbul’un Üsküdar ilçesinde bulunan ve Osmanlı döneminde Orta Asya ile Osmanlı dünyası arasındaki manevi ve kültürel bağların önemli bir merkezi olan tarihî bir Nakşibendi dergâhıdır. Hem tasavvuf tarihi hem de Osmanlı’nın Orta Asya ile ilişkileri açısından oldukça özel bir yere sahiptir.
Tarihi Geçmişi
Özbekler Tekkesi 1752–1753 yıllarında Osmanlı devlet adamı Maraş Valisi Abdullah Paşa tarafından yaptırılmıştır. Tekke, Nakşibendî tarikatına mensup ve “Hacı Hoca” lakabıyla tanınan Şeyh Seyyid Abdullah Efendi için kurulmuştur.
Kuruluş amacı oldukça ilginçtir:
Orta Asya’dan gelen Özbek, Buharalı ve Türkistanlı dervişler için bir konaklama ve ibadet yeri oluşturmak
İstanbul üzerinden Hac yolculuğuna giden Müslümanlar için bir menzil sağlamak
ve 19. yüzyıllarda Orta Asya’dan gelen hac yolcuları genellikle önce İstanbul’a gelir, halife konumundaki Osmanlı padişahını ziyaret eder ve ardından Hicaz’a doğru yolculuğa devam ederdi. Özbekler Tekkesi bu yolculukta önemli bir durak hâline gelmiştir.
Zaman içinde tekke büyümüş ve çeşitli ek yapılarla genişletilmiştir. 1844 yılında Sultan Abdülmecid döneminde yeniden inşa edilerek bugünkü şekline yakın bir form kazanmıştır.
Osmanlı Dönemindeki Rolü
Özbekler Tekkesi yalnızca bir tarikat merkezi değil, aynı zamanda uluslararası bir kültür ve iletişim noktasıydı.
Başlıca işlevleri:
- Tasavvufi merkez
- Nakşibendî tarikatının İstanbul’daki önemli dergâhlarından biriydi.
- Orta Asya – Osmanlı bağlantısı
- Tekke, Orta Asya’dan gelen Müslümanların İstanbul’daki en önemli buluşma yerlerinden biri oldu.
- Hac yolculuğu durağı
- Türkistan’dan gelen hacı adayları burada konaklayıp hazırlık yapardı.
- Sosyal ve kültürel merkez
Tekke çevresinde zamanla bir kültürel çevre oluştu; müzik, sohbet ve ilim meclisleri yapılırdı.
Kurtuluş Savaşı Dönemindeki Rolü
Özbekler Tekkesi’nin en dikkat çekici yönlerinden biri Milli Mücadele’de oynadığı roldür.
Tekke:
- Anadolu’ya geçecek direnişçilerin gizli buluşma noktası
- İstihbarat ve iletişim merkezi
- Silah depolama ve sağlık noktası olarak kullanılmıştır.
Bu nedenle tekke, sadece dini değil siyasi ve stratejik bir merkez olarak da önem taşır.
Cumhuriyet Dönemi
1925 yılında Tekke ve Zaviyelerin kapatılması kanunu ile diğer tüm tekkeler gibi Özbekler Tekkesi de resmî faaliyetlerini durdurmuştur.
Ancak yapı tamamen yok olmamış; zamanla:
- kültürel etkinliklerin yapıldığı bir mekân
- tarihî miras alanı
- sanat ve kültür çevrelerinin buluşma noktası olarak varlığını sürdürmüştür.

Günümüzde Konumu
Tekke bugün:
Üsküdar – Sultantepe Mahallesi, Üsküdar merkez ile Kuzguncuk arasında bir tepe üzerinde bulunur.
Sultantepe, Münir Ertegün Sk. 14-1, 34674 Üsküdar/İstanbul
Mimari ve Alan İçindeki Yapılar
Tekke kompleksi içinde tarihsel olarak şu yapılar bulunur:
- Mescit / tevhidhane
- Derviş hücreleri
- Şeyh evi
- Hazire (mezarlık)
- Çeşme ve su yapıları
Tekkenin haziresinde Osmanlı döneminden pek çok mezar bulunmaktadır.
Ayrıca modern dönemde dikkat çeken bir ayrıntı:
Atlantic Records’un kurucularından Ahmet ve Nesuhi Ertegün kardeşler de bu tekkenin haziresine defnedilmiştir.
Özbekler Tekkesi Hakkında İlginç Bilgiler
İstanbul’daki Orta Asya bağlantılı en önemli tekke olarak kabul edilir.
Osmanlı’nın Türkistan politikası ve hac yolu ağı açısından önemli bir noktadır.
Milli Mücadele’de gizli faaliyetlerin yürütüldüğü yerlerden biridir.
Üsküdar’ın en sakin ve mistik tarihî noktalarından biri sayılır.
Özbekler Tekkesi, 18. yüzyılda Orta Asyalı dervişler ve hac yolcuları için kurulmuş bir Nakşibendi dergâhıdır. Osmanlı döneminde tasavvufi, kültürel ve uluslararası bir merkez olmuş; Kurtuluş Savaşı’nda direniş faaliyetlerinde rol oynamış ve bugün Üsküdar’ın önemli tarihî yapılarından biri olarak varlığını sürdürmektedir.
Kaynaklar:
https://tr.wikipedia.org/wiki/Özbekler_Tekkesi
https://www.uskudar.bel.tr/tr/main/erehber/tekkeler/12/ozbekler-tekkesi-haci-hoca-tekkesi/1039
