Dolmabahçe Sarayı

Dolmabahçe Semt ve Saray Tarihi

Beşiktaş sahili 17. yüzyılda Boğaziçi’nde  gemilerin yanaşıp yük indirip bindirdiği, fırtınada sığındığı doğanın hediyesi olan bir koydu. Tarihinde Bizans’tan Osmanlı’ya kadar önemli bir liman olan, 16. yüzyıla kadar  denizcilik faaliyetleri yapılan bu güzel koy zamanla doldurulmaya başlanmış. Sonrasında bölgenin güzelliği farkedilmiş, Osmanlı padişahı ve saray mensuplarına ait Hasbahçe adı ile bilinen bahçeler yapılmış. Bölgeye verilen isim de böylece oluşmuş ve Dolmabahçe denilmiştir. Burası günümüzde hala Dolmabahçe olarak anılır. O dönemde o kadar çok sevilen bir yer olur ki bu bölgeye birçok köşk ve kasır yapılır. Bu sebeple bir dönem Beşiktaş Sahil Sarayı adı ile anılır.

Dolmabahçe Sarayı’nın Yapımı

Tarih,  Sultan Abdülmecit dönemini gösterdiğinde burada batı tarzı mimarinin doğu mimarisi ile harmanlanarak, devlet erkanının yerleşerek tüm idari işlerini yürütüp, çeşitli toplantıların yapılabileceği kapsamlı bir saray yapılması gerektiği düşünülür.

O dönemde sadece mimari de değil, birçok alanda batı hayranlığı vardır. Bu durum günlük yaşama kadar etki etmiştir.

Dolmabahçe Sarayı’nın yapımına 1843 yılının 13 Haziran’ında başlanır. 13 yıllık bir yapım sürecinden sonra yine Haziran ayının 7’sinde tarihler 1856’yı gösterdiğinde yapımı tamamlanarak kullanıma başlanır.

Dolmabahçe Sarayı, boğazın en muhteşem manzarası ile yaklaşık olarak yüzbin metrekare civarında yerleşim alanına sahiptir.

dolmabahce

Dolmabahçe Sarayı Mimarisi

Dolmabahçe sarayının mimarisinde, 19. yüzyıl mimarisinden daha ziyade Neo-Klasik, şatafat ve abartma olarak da tanımlayabileceğimiz Barok ve Rokoko mimarisini yaygın olarak gözlemleriz. Bunun en görkemli örneklerinin başında gelir; Dolmabahçe Sarayı. Türkiye’nin en büyük sarayıdır aynı zamanda. Ağırlıklı olarak batı tarzı bir mimari yol izlenmiş olsa da doğu mimari üslubu da korunmuştur.

Buna en güzel örnek Dolmabahçe sarayı’nın denize bakan kısmı oldukça  batı tarzında olmasına rağmen bahçeye bakan taraf yüksek  duvarlarla  çevrilerek, mahremiyet sağlanarak doğu mimarisi gözler önüne serilmiştir. Sarayı kullanım açısından üç bölüme ayırabiliriz.

  • Selamlık ( Mabeyn-i Hümayun)
  • Haremlik (Harem-i Hümayun)
  • Muayede Salonu

Dolmabahçe Sarayı İç Özellikleri

Muayede, kelime anlamı olarak bayramlaşma ve kutlama anlamı taşır.

Törenler, kutlamalar, yabancı devlet misafirlerini ağırlama işlerinin yürütüldüğü tören salonudur.

Harem kısmı kullanılan tüm eşyaları muhafaza edilerek şimdiki zamana kadar gelmiştir. Padişaha ait yatak odaları, Valide Sultana ait kısım ve hizmetlilerin ikamet ettiği bölüm, hareme aittir. Sarayın kuzeyde kalan bölümü veliahtlara ayrılan kısımdır.

Dünyanın en büyük balo salonu buradadır. Karşılama salonu olarak da tabir edebileceğimiz Kabul Salonunu 750 tane ışıkla aydınlatan yaklaşık dört buçuk ton ağırlığı bulunan tamamı kristalden muhteşem güzellikteki avize oldukça dikkat çekmektedir. Kristal avize ingilizler tarafından yapılmıştır.

Sarayın her bir köşesi ayrı muhteşemlikteki eserler ile doludur. Sadece Türk sanatının değil dünyanın her köşesinden eşsiz parçalar da burada bulunur. Bu nedenledir ki bu saray tüm Osmanlı sarayları arasında en zengin ve debdebeli saraydır. Ayrıca batı meyli ne kadar fazla olsa da doğu ile batının harmanlanarak yapıldığı en güzel örneklerin başında gelir.

Mimarisinde, çağının en bilinen hatırı sayılır isimlerinden, Garabet (Karabet) Balyan ve oğlu Nigoğos Balyan, Ohannes Serveryan, Abdülhalim Bey, İsmail Zühtü Paşa ve James William Smith hazır bulunmuştur.

Dolmabahçe sarayındaki dikkat çekici bir başka unsurda batılılaşma ile birlikte peyke (sedir) üzerinde oturma ve yeme alışkanlığı terk edilerek Avrupai usül masa ve sandalye düzenine geçilmesidir.

Sarayın harem kısmının dışında kalan bölümde birçok sosyal tesis de bulunur. Saray Tiyatrosu, Eczahane, Pastahane vb. dönemi içinde kullanılan kısımlar gibi..

Dolmabahçe Sarayı’nın Önemi

Dolmabahçe Sarayı Osmanlı İmparatorluğu’nun son bulması ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması ile birlikte önemini korumuştur. Başkent Ankara’ya taşınmış olsa da Dolmabahçe Sarayı, Cumhurbaşkanlığınca kullanılmaya devam etmiştir.

Her yıl yerli yabancı bir çok turistin ziyaret ettiği bu görkemli Dolmabahçe Sarayı’nın bizim için bir başka önemi ise Ata’mızın burada vefat etmiş olmasıdır. Bu sebeple hey yıl 10 Kasım’da Dolmabahçe Sarayı sevenleri ile dolup taşar.

Dolmabahçe Sarayı’na Nasıl Giderim?

Dolmabahçe Sarayı’na ulaşım çok kolaydır aslında. İstanbul’un tam göbeğinde diyebiliriz. Yazımızın başında da bahsettiğimiz gibi Beşiktaş sahilinde, Boğaz kenarında yer alıyor. Özel araçlardan ziyade toplu taşıma ile ulaşmak çok daha hızlı ve konforlu olacaktır. Özel araç için park Dolmabahçe’de semt olarak biraz sorun. Anadolu yakasından gelecekler vapur yada motor kullanarak kolaylıkla Beşiktaş’a ulaşabilirler. Avrupa yakasından gelecekler için ise Beşiktaş sahiline ulaşmaları yeterlidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.