İstanbul’un çiçekleri dediğimizde birçoğumuzun aklına o güzel kokuları geliyordur…
Bahar geldi hoşgeldi… Güzeller güzeli İstanbuL hemen her konuda kendine has güzellikleriyle dillere destan. Doğanın bize sunduğu mis kokulu çiçeklerinde en güzellerini kendine ayırmayı bilmiş kendiye özdeşleştirmiştir. İşte adını duyduğumuzda aklımıza İstanbul’u getiren, bu mevsimde en güzel İstanbul’da olur dediğimiz, baharda keyfi sürülesi çiçekler…
Erguvan

İstanbul’un çiçekleri listesinde ilk sırada Erguvan var. Her yıl Nisan-Mayıs aylarında kendine has pembemsi mor rengi ile İstanbul’un her yanını süsleyen erguvan, seyrine doyum olmayan manzaralar sunuyor. Özellikle boğaz boyunca sağlı sollu bu renk cümbüşünü yaşamak ve fotoğraf çekmek için boğaz turu en iyisi. Baharın gelmesiyle yapraklarından önce çiçekleri açan bu güzel ağaç Bizans döneminden buyana İstanbul’u süslüyor. Hemen her köşe başında karşımıza çıkabilecek olan Erguvan’ı illede yerinde yaşayayım derseniz Emirgan korusu, Aşiyan, Boğaziçi Üniversitesi Kampüsü, Hisarüstü, Vaniköy bunların başlıcaları… 🙂 Erguvan Hakkında Daha Detaylı Bilgi için İstanbul’da Erguvan Zamanı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Lale

Şubat ayında dikilen lale soğanları mart ayında yavaş yavaş yeşerir ve Nisan ayında artık keyfi sürülmeye başlar bin bir renkteki lalelerin. Her ne kadar lalenin anavatanı İstanbul olmasa da 1500’lü yıllardan bu yana İstanbul’un gözdesi olmuştur. Özellikle Osmanlı döneminde Lalenin önemi büyüktür. Sadece yetiştirmekle kalmamış mimariden sanat eserlerine kadar birçok alanda lale motiflerine yer verilmiştir. Laleleri en güzel nerede görebilirim derseniz Emirgan Korusu, Fethipaşa Korusu, Sultanahmet Meydanı, Gülhane Parkı en iyileri. Gerçi Nisan ayında İstanbul’un her yeri caddelerden sokak aralarına kadar laleler ile süsleniyor ama bu yerlerde birçok renk ve türü bir arada görebilirsiniz. Özellikle Nisan ayında düzenlenen Lale festivali ile her yer rengarenk çok güzel… 🙂 Lale’in Tarihi ve Lale’nin İstanbul’a Gelişi hakkında bilgi almak isterseniz İstanbul’da Lale Zamanı yazımıza gözatabilirsiniz.
Sümbül

Misss kokulu sümbüller… Mor, pembe, beyaz, mavi renklerde. Mart ayında lalelerden hemen önce süslemeye başlarlar İstanbul’u. Güzel kokularıyla insana baharın geliyor olduğunu hatırlatırlar. 🙂
Sümbül, Hyacinthus cinsine ait soğanlı bir bitkidir. İlkbaharda açan gösterişli ve hoş kokulu çiçekleriyle bilinir. Akdeniz bölgesi ve Batı Asya kökenlidir. Bahçelerde, balkonlarda ve iç mekanlarda saksı bitkisi olarak sıkça tercih edilir. Yaprakları uzun, şerit şeklinde ve koyu yeşil renktedir.
Çiçekleri ise küçük yıldız şeklindeki çiçekler bir araya gelerek yoğun bir başak oluşturur. Beyaz, pembe, mor, mavi, sarı ve kırmızı gibi farklı renkleri vardır.
Güçlü ve tatlı bir aromaya sahiptir, bu yüzden parfüm yapımında kullanılır. Sümbül, genellikle soğanlarından çoğaltılır. Sonbaharda ekilen soğanlar, ilkbaharda çiçek açar. Soğanları her yıl dinlendirilip, kurutularak tekrar ekilebilir. Miss gibi kokusuyla tüm İstanbul’u saran sümbüller, iyi ki varlar. 🙂
Mor Salkım

İstanbul’un çiçekleri deyince akla gelen diğer bir bitki ise Mor, mavi, beyaz renklerde miss kokulu diğer çiçek ise mor salkım. Toprak seçmeyen mor salkım birçok yerde kolaylıkla yetişebiliyor. Genellikle duvar, çit, bina duvarı gibi mekanları saran bir bitkidir. Havalar ısınmaya başladığında İstanbul sokaklarını sarmaya başlayan mor salkım uygun şartlarda yılda 2 kez açabiliyor. 🙂
Mor salkım (Wisteria) baklagiller (Fabaceae) familyasına ait, baharda bolca açan salkım şeklindeki mor, mavi, pembe veya beyaz çiçekleriyle bilinen tırmanıcı bir bitkidir. Anavatanı Çin, Japonya ve Kore’dir, ancak süs bitkisi olarak dünyanın birçok yerinde yetiştirilir. Genellikle pergola, duvar veya çitlere sarılarak kullanılır.
Mor salkım hızlı büyüyen, odunsu bir sarmaşıktır. Sağlam dalları yıllar içinde kalınlaşarak uzun ömürlü bir yapı oluşturur. Yaprakları bileşik ve parlak yeşildir. İlkbaharda açan çiçekleri salkım şeklindedir ve hoş bir kokuya sahiptir. Çiçeklenme dönemi genellikle nisan ve mayıs aylarıdır.
Bakımı açısından bol güneş isteyen mor salkım, humusça zengin, iyi drenajlı toprakları sever. Kuraklığa dayanıklıdır, ancak düzenli sulama sağlıklı büyümesini destekler. Tırmanıcı bir bitki olduğu için desteklenmesi gerekir. Budama, daha iyi çiçeklenme için önemlidir; özellikle yaz sonu ve kış başında yapılması önerilir.
Mor salkım, bahar aylarında bahçelere görsel bir şölen sunar. Ayrıca, güçlü kökleri sayesinde toprak erozyonunu önlemede yardımcı olur. Ancak köklerinin agresif yapısı nedeniyle evlerin temellerine yakın dikilmesi önerilmez.
Önemli Not: Bu bitkinin tohumları ve baklaları zehirlidir, bu nedenle çocuklar ve evcil hayvanlardan uzak tutulmalıdır. Mor salkım, sabır isteyen bir bitki olsa da yıllar içinde bahçelerde muhteşem bir atmosfer yaratır.
Sakura (Japon Kirazı)

İstanbul’un çiçekleri listesine Sakura eklemek biraz garip olsa da bahçelerde görmeye oldukça alıştığımız bir bitki. Sakura çiçeklerine daha öncede bloğumuzda yer vermiştik. Yeniden doğuşu simgeleyen Sakuralar yani Japon Kiraz çiçekleri mart ayı sonlarında açar ve 10 gün kadar sonra tüm çiçeklerini döker. Her ne kadar bu çiçeğin asıl keyfi Japonya’da olsa da İstanbul’umuzda da bazı yerlerde yetişiyor. Ben en fazla Baltalimanı’ndaki Japon bahçesini gezmeyi seviyorum. 🙂
Daha detaylı bilgi için Balta Limanı Japon Bahçesi ve Sakuralar yazısını inceleyebilirsiniz.
İstanbulensis (İstanbul Çiğdemi)

Dünyada sadece İstanbul’da yetişen ve adını İstanbul’dan alan İstanbulensis (İstanbul Çiğdemi)… İstanbulensis sadece İstanbul’da yetişen 18 endemik bitki türü arasında yer alıyor. Bu özel bitki hakkında detaylı bilgi edinmek için https://www.istanbuldelisi.net/istanbulensis-istanbul-cigdemi/ yazımızı inceleyebilirsiniz.
İstanbulensis için kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0stanbul_%C3%A7i%C4%9Fdemi
Bu içeriği ilk kez 2016 yılında hazırlamıştım. O zamandan bu yana birçok kez bu yazıya eklemeler güncellemeler yaptım. Eğer bu yazıya eklenmesini gerektiğini düşündüğünüz, İstanbul’a özel çiçekler olduğunu düşünüyorsanız yorum olarak bırakabilirsiniz.
Sevgilerimle,
İstanbuldelisi

Yeryüzünde yalnızca Sultanbeyli’deki Aydos Ormanı’nda açan İstanbulensis’i unutmuşsunuz…
Haklısınız. Hatırlatma için çok teşekkür ederim.
Gerekli güncellemeyi yapacağım 🙂